top of page
Search

Çatlayan Duvarlardan Yeşerteceğimiz Çiçeklere

  • Beyza Nur Altın
  • Nov 21, 2025
  • 2 min read

Kadın…

Yıllardan beri bu topraklara beraber kök salmış, zor koşullarda sıkı sıkıya tutunan, zaman zaman da kendi kökleri arasında boğulan kadınlarımız…

Bazen birbirine duvar olan, bazen de o duvara yaslanmak isterken kendi elleriyle yıkılan o çiçekli duvarlar…

Nedir bu çiçekli duvarları yıkan sebep? Neden birbirimize merhem olacakken yara olmaya itiliriz? Bunun sebebini çok da uzaklarda aramayız aslında. Resmin her rengine teker teker baktığımız zaman bazen kendi yaşamak istediği hayatı başkasında izlemek zorunda bırakılan ve bunun içten içe üzüntüsünü karşı tarafa kıskançlık, aşağılama ya da ötekileştirerek gösteren; ya da karşısındakini de kendi hayat kalıbına sokmak isteğine yenik düşen, çoğu zaman ve başlıca temel sebep olan patriyarkanın ördüğü kalın duvarlar ve ne yazık ki masum bir duygu olarak doğuşumuzdan bugüne her şeyin çözümü olduğunu düşündüğüm sevgi… Evet, sevgi bazen de kadın ile kadını karşı karşıya getirebilir ve kadınlar birbirine yaklaşmak istedikçe onları zorlayan kalıplaşmış düşünceler birbirleriyle zıt durumda durmasına sebebiyet verebilir. “Kadın dediğin oturmasını kalkmasını bilendir, kadın öyle çok gülmez, sesini fazla çıkarmaz, göze batmaz…” Daha küçücük bir kızken öğretilir bunlar: “Dizini kapat, sakince konuş, kız kısmı öyle yapmaz.” Ve bizler birbirimize destek olacağımız zamanlarda bile temkinli davranırız. Bazen de sessizce alkış tutmak durumunda bırakılırız. Çünkü kadının gücü patriyarkayı korkutur ve bunun önüne geçmek adına sistem, en başta “sınırını koru, fazla yaklaşma, sana öğretilenlerin dışına çıkma” gibi zararsız gibi görünen ama acı olan öğretiler bırakır. Ama bu sisteme üzülerek(!) söylüyoruz ki biz o duvarları çatlatıyoruz ve bizler birbirimize yaslandıkça güçleniyoruz. Bizler biliyoruz ki sokakta yürüdüğümüz her kız kardeşimiz için var oluyoruz ve onların tükendiği yerlerden yeşerip çiçekleniyoruz. Kadının kadına el olması, ses olması, yeri geldiğinde sadece sessizce yanında durması bile bir devrimdir artık bu çağda. Çünkü biz artık şunu biliyoruz: Kadınlar birbirini tuttuğunda dünya da düşünceler de sarsılır.

Ve biz, çatlayan duvarlardan değil, birbirimizin gözlerinden yeşerteceğiz çiçekleri.

Yeter ki korkmayalım el uzatmaktan.

 
 
 

Recent Posts

See All
Kadın Mağaracılar - HÜMAK Röportajı

HÜMAK’ı kısaca okurlarımıza tanıtabilir misiniz? HÜMAK 1988‘de bir grup öğrenci tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde kurulmuş bir mağara keşif ve araştırma topluluğudur. HÜMAK’ı açıklayabilmem için

 
 
 
Swan’s Heavy Wings: Black or White? ...and both...

Centuries are spent by dilemmas which were presented to society behind a Dualism mask. Yet this dilemmas’ burden was mostly carried around by women, since even the body suffered against the mind for i

 
 
 
Style

Clapping sounds in the background As I put my concealer on The blush will turn me into a cute one Yet the lips are tricky Too easy to categorize Thus must be careful Not too red Not too big Nor small

 
 
 

Comments


bottom of page