top of page
Search

Kadın Mağaracılar - HÜMAK Röportajı

  • Bengisu Tulca Akman
  • Nov 21
  • 7 min read

HÜMAK’ı kısaca okurlarımıza tanıtabilir misiniz?

HÜMAK 1988‘de bir grup öğrenci tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde kurulmuş bir mağara keşif ve araştırma topluluğudur. HÜMAK’ı açıklayabilmem için mağaracılığın ne olduğundan ve ufak bir mağaracılık tarihinden bahsetmem gerekir. Mağaracılık, 18. Yüzyılda Avrupa’ da doğa bilimcilerin mağaraları sistemli bir şekilde incelemesi ile ilk adımlarını atmış, fakat modern mağaracılık 19. Yüzyılın ortalarında Fransız bilim insanı Edouard-Alfred Martel’ in öncüsü olması ile başlamıştır. Mağaracılığın Türkiye’ ye ilk adımı ise Fransız mağaracıların Türkiye’deki mağara sistemlerini incelemesi ile olmuş, daha sonrasında ülkemizdeki gençlerin Fransızlardan öğrendiği mağaracılık teknikleri ile de Türkiye’de de mağaracılık başlamış. İlk olarak Mağara Araştırma Derneği’nin kurulmasının ardından sırasıyla köklü üniversitelerde de mağaracılık kulüpleri kurulmaya başlanmış. Şimdiye kadar ülkemizdeki mağaraların bir kısmı keşfedildi, araştırıldı, haritalandı ve literatüre kazandırıldı. Elbette ki hala keşfedilmemiş onlarca mağara var ve biz HÜMAK olarak yıllardır yaptığımız gibi sene içinde düzenlediğimiz çeşitli eğitimlerin sonucunda sene sonunda bu kapsamlı araştırmalara devam ediyoruz. Hem sportif hem de bilimsel olarak 37 yıllık bir mağaracılık serüvenimiz var.


Kulübün başlıca faaliyetleri nelerdir?

HÜMAK, 1988’den beri aktif olarak mağaracılık çalışmaları yürütüyor. Misyonu, her yıl yeni üyeler yetiştirerek mağaracılık sporuna ve speleoloji bilimine keşifler, haritalama ve bilimsel araştırmalarla katkı sağlamak. Her sene kış döneminin başında okul stantlarında yeni üye alımları yapıyoruz. Katılanlara deneyimli üyelerimiz kampçılık, mağaracılık ve haritalama eğitimleri veriyor. Üyelerimiz yaklaşık 3-4 haftada bir Türkiye’nin çeşitli mağaralarına giderek uygulamalı eğitim alıyor. Yaz aylarında ise genellikle iki hafta süren Ekspedisyon çalışmalarıyla potansiyel alanlarda keşif yapıyor, bulduğumuz mağaraları literatüre kazandırıyoruz. Ayrıca HÜMAK üyeleri, Türkiye’deki diğer mağara araştırma topluluklarının, derneklerin ve federasyonun yürüttüğü kurtarma, haritalama ve araştırma faaliyetlerine de katılıyor.


Şu anda HÜMAK’ta aktif olarak kaç kadın üye var?

Okula bildirilen son aktif üye kaydında toplam 38 adet kadın üye olduğunu görüyorum. Ancak bu kayıt yapıldıktan sonra eklenen ve çıkan birçok üyemiz oldu. Aynı zamanda mezun olan üyelerimizden de hâlâ aktif bir şekilde faaliyetlerimize devam edenler var. Kulübümüzün genel WhatsApp grubunda toplam 60 kadın üye görünüyor. Bu sayının içinde aktif kadın üyeler ve birkaç yıl önce aktif olup artık aktif olmayan kadın üyeler bulunuyor. Genel olarak bu aktiflik sayısını net bir şekilde elde edemeyiz, bu yüzden kesin bir cevap vermem doğru olmaz ancak yaklaşık sayılar bu şekilde.


Kulüpteki kadın üye sayısı zaman içinde değişti mi?

Kulüpteki kadın üye sayısı yıllar içinde ufak oynamalar yaşamış ama maalesef ki geçmiş yılların tam bir kaydı olmadığı için istatistiksel olarak kesin doğru bilgi veremem, yalnızca duyduğum bilgilerle bahsedebilirim. Kulübü kuran ekipte sanıyorum ki hiç kadın üye yokmuş, sonrasında ilk yıllarında bir iki tane olduğunu düşünüyorum. Bu sayı zamanla artmış fakat genel bakışta sürekli bir artış yok, örneğin 5 yıl öncesi ile sayılar hemen hemen aynı duruyor.


Kadınlar mağaracılık ve ekstrem sporlarda erkeklere kıyasla hangi zorluklarla karşılaşıyor?)

Kadınların mağaracılık sporuna katılımı giderek daha fazla dikkat çeker hâle gelse de bu alanda karşılaşılan zorluklar hala önemli bir engel oluşturuyor.

Özellikle ekipmanların ve sporun yapılandırılmasında, kadınların beden özellikleri göz ardı edilebiliyor.

Birçok mağaracılık kulübünde kullanılan ekipmanlar, genellikle erkeklerin beden ölçülerine göre tasarlanmış. Kadınlar için uygun olan özel ekipmanlar ise genellikle ya oldukça pahalı ya da bulmak çok zor. Bu durum, kadın sporcular için ciddi bir sıkıntı oluşturabiliyor.

Mağaracılık için beden ölçülerine özel üretilen markalı tulumlar pahalı olduklarından hem erkek hem de kadın üyelerimizin o tulumlara erişimi çok sınırlı. Bu sebeple HÜMAK olarak işçi tulumları kullanıyoruz. Ancak bu işçi tulumları genellikle erkek bedeni ölçülerine göre dikildiği için, biz kadın sporcular bedeni uysa bile boyu uymayan tulumlar kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu da hareket özgürlüğümüzü kısıtlayabiliyor ve rahat bir şekilde çalışmamızı engelliyor.

Bir diğer zorluk ise SRT ekipmanlarındaki alt kuşamın vücuda oturmasıyla ilgili. Normalde, bu ekipmanların kalça kemiğine oturması ve sabit kalması gerekirken, kadınlar daha ince bir bele sahip olduğundan ekipmanlar belde kayabiliyor, bu da konfor açısından sıkıntı yaratabiliyor. Bu noktada da kadınlara özel tasarlanmış ekipmanların eksikliği, sporu daha tecrübeli hâle getiren temel faktörlerden biri olan ekipman kullanımında eksi yön oluşturuyor.

Tabii bu teknik sorunlar anlattığımdan daha fazlasını içeriyor.

Bir başka önemli konu ise, kadın sporculara yönelik zaman zaman karşılaşılan toplumsal önyargılar. Kulübümüzde eşitlikçi bir yaklaşım benimsenmeye çalışılsa da hâlâ bazı üyeler, ekstrem sporlar hakkında yaygın olan stereotiplere sahip olabiliyor. Bu da zaman zaman dilde ayrımcılığa varan söylemlerle kendini gösteriyor. Tabii ki, biz kadın üyeler olarak bu tür durumlarda sesimizi çıkarıyor, gerekli cevapları veriyoruz.

Evet, üniversite kulüpleri bile tamamen eşit eğitim ortamı sağlasa bile zaman zaman bu eşitlikçi bakış açısını tam olarak hayata geçiremiyor. Bu da bize yalnızca hak bağlamında değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de bir mücadele verdiğimizi hatırlatıyor. Her ne kadar ilerleme kaydedilse de hâlâ kadınlar için eşitlik mücadelesinin sona ermediği, devam etmesi gerektiği bir gerçek.


Can you share a specific experience from an expedition where women played a key role? (Kadınların önemli bir rol oynadığı bir keşif gezisinden özel bir deneyim paylaşabilir misiniz?)

Kulübümüzde erkekler ve kadınlar her zaman ortak çalıştığından spesifik bir örnek bulmak benim için çok zor. Ama aklıma gelen anılardan bir tanesi Ankara, Ayaş'taki iplerle girdiğimiz dikey bir mağara olan Hamamboğazı Mağarası'ndan.

Geçen sene düzenlediğimiz bu faaliyet tam da 8 Mart Kadınlar Günü'ne denk geliyordu. Bu durumun tatlı denk gelişinin şerefine mağaradaki ipleri ve ekipmanları toplayarak çıkacak olan toplama ekibini tamamen kadın üyelerimizden oluşturmuştuk. Son anda yapılan bir değişiklikle bir erkek üyemizi de ekibe eklememiz gerekmişti. Ancak bu mağara o üyemizin ilk dikey mağarasıydı. Yani kadın üyelerimiz, üyemizin ilk dikey mağara eğitimini de veren kişiler olmuş oldu. Tabii, bu durum zaten kulübümüzde normal. Yeni üyelerin eğitiminde hem kadın hem erkek üyelerimiz aktif ve eşit şekilde rol alıyor zaten.


Mağaracılık, kulüpteki kadınların beceri gelişimine nasıl katkı sağlıyor?

Mağaracılığın ekstrem doğası gereğiyle kadın veya erkek fark etmeksizin her bir bireye farklı katkılar sağladığını düşünüyorum. Bu konuda cinsiyet gözeterek bakmayı çok doğru bulmuyorum ancak kadınlara sağladığı en büyük katkı bence özgüven. Toplumda erkek egemen gözüken ve bir kadının yapamayacağı düşünülen bu tarz sporlarda kadınların görünür olmasının cesaretlendirici bir yanı da var. Her ne kadar fiziksel ağırlıklı görünen bir spor olsa da psikolojik açıdan da dayanıklılık gerektiren bir yanı var. Kadınlar da hem fiziksel hem de psikolojik olarak bu sporu layığıyla yerine getiriyorlar. Aynı zamanda kulüpteki herhangi bir iş de atanmış cinsiyet rollerine atfedilmeden herkesçe yapılıyor. Bunlara odun kesme, yemek yapma, çadır kurma ve malzeme taşıma gibi çeşitli örnekler verebilirim. Kadınların her alanda kendilerini ve başarılarını ortaya koymalarını toplum açısından da bireysel açıdan da cesaretlendirici ve özgüven verici bir durum olarak görüyorum.


Kulüp üyelerinize ilham veren bu alanda kadınlar var mı?

Bizim kadın bir idol olarak alabileceğimiz tek kişi ya da birkaç kişi yok. Türkiye'nin çeşitli kulüplerinde, derneklerinde birçok kadın mağaracı var.

Kulüplerin yönetim kurullarında, mağara döşemelerinde, mağara haritalama çalışmalarında, bu haritaların bilgisayar ortamına aktarılıp modellenmesinde, mağara araştırmalarında, bilimsel araştırmalarda kısacası mağaracılık sporunun ve speleoloji biliminin her tarafında kadınlar çalışıyor. Bizler zaten bu ilham veren kadınların ta kendisiyiz.


HÜMAK, üyeleri keşif gezilerine hazırlamak için ne tür eğitimler veriyor?

HÜMAK’ta keşif gezileri genelde sene sonunda yaz döneminde yapılıyor ve o zamana kadar üyelere çeşitli eğitimler veriliyor. Geçen senenin eğitim sorumlusu olarak bunu geçen seneyi baz alarak açıklayacağım. Öncelikle ilk gelen üyelere teorik ve pratik kamp eğitimi ve mağara eğitimi veriyoruz, sene içinde gittiğimiz mağaralar ile pratik eğitimi geliştiriyoruz. Yeni katılan üyelerimiz için ilk dönem yatay mağaralardan oluşurken ilk dönemin sonlarına doğru single rope technique (SRT) dediğimiz dikey mağaralarda kullandığımız tekniğin eğitimini veriyoruz ve böylece ikinci dönem de dikey mağaralara girip eğitimlerini geliştiriyorlar. Yıl içinde yine haritalama, dikey mağara döşeme eğitimleri de oluyor. Bu eğitimlerin ve yılların birikimi ile keşif gezilerine hazırlanmış oluyoruz.


Daha fazla kadının katılımını teşvik etmek için özel adımlar atıyor musunuz?

Kulüp olarak spesifik kadınların katılımını teşvik etmek konusunda ekstra bir adımımız yok çünkü bakış açımız gereği herkesi eşit görüp değerlendiriyoruz. Genel katılımı teşvik etmek için çabalıyoruz. Ancak gelmeyi düşünen kadınlar için akıllarındaki soruları gidermek adına özen gösteriyoruz. Bir kadın olarak kulüp içindeki rolleri hakkında endişelenenler veya toplum tarafından yüklenen algılardan dolayı yapamayacağını düşünenler olabiliyor. Bu durumlarda bir erkeğin yapabileceği her şeyi bir kadının da gayet yapabileceğini ve kulüp içerisinde bu durumdan kaynaklı herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmayacaklarını anlatarak soru işaretlerini gidermeye çalışıyoruz.


Kulüp, kadınlar hakkındaki ekstrem spor stereotiplerine nasıl yaklaşıyor?

Kadınlar ve ekstrem spor ile ilgili yaygın stereotipler kadınların hassas ve narin oldukları, yeterince cesur ve güçlü olmadıkları ve ekipmanlarla ilgilenmeyecekleri yani teknik bilgiye hâkim olamayacakları yönündeyken kulübümüzde genel olarak böyle bir yaklaşım yok. Büyük bir topluluk olduğumuz ve çeşit çeşit insan barındırdığımız için kalıp yargılarla düşünen insanlar vardır elbette. Fakat büyük çoğunluk olarak yaklaşım kadın erkek ayırmadan ilgili olan ve emek verenlerin bu sporu yapabileceği yönünde.


Kadınların haritalama veya araştırma çalışmalarına katkıda bulunduğu örnekler paylaşabilir misiniz?

Aslında sürekli bahsettiğimiz gibi erkek üyelerimiz ile kadın üyelerimiz her alanda beraber çalışıyor. Bu yüzden ayırmayı pek doğru bulmasam da kadın üyelerimiz hem bizim araştırma çalışmalarımızda yer alıyor hem de başka kulüplerin çalışmalarına gidiyor. Örneğin bu seneki Mağara Araştırma Derneği'nin ekspedisyonuna 2 kadın üye ve 1 erkek üye ile katılım sağladık. Önceki ekspedisyonlarda da her zaman yer aldık. Mağara Araştırma Federasyonu'nun kurtarma çalışmalarına da yine kadın üyelerimiz katılım sağladı. Bu sene Boğaziçi Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü'nün (BÜMAK) düzenlediği ÜNİDES destekli Dupnisa Mağarası Araştırma faaliyetine içinde benim de bulunduğum 3 erkek ve 3 kadın üyemizden oluşan ekibimizle katılım sağladık. Her sene Uludağ Üniversitesi Mağara Araştırmaları Spor Topluluğu'nun (UMAST) ev sahipliği yaptığı Ayvaini Mağarası ortak faaliyetine kadın ve erkek üyelerimizle beraber katılım sağlıyoruz.


HÜMAK’ta kadın üyeler birbirlerini nasıl destekliyor?

Kadın üyelerin ayrıca birbirlerini desteklemesi gereken bir durum çoğunlukla oluşmuyor. Eğer yukarıdaki sorularda bahsettiğim, kimi üyelerin zaman zaman dilde başlattığı ayrımcı ifadelerle karşılaşılırsa kadın üyeler diğer erkek üyelerimizle beraber birbirlerini destekler ve gerekli cevabı verirler. Fakat böyle bir durum da çok nadir oluyor. Belki şu durumdan bahsedebilirim:

Kulübümüze yeni kadın üyeler katıldığında zaman zaman ağır yükleri taşımakta isteksiz olduklarını ya da bunu yapamayacaklarına inandıklarını görüyoruz. Oysa bu, kulüpte kalabilmek için gerekli bir kondisyondur ve zamanla kazanılır. Yeni katılan erkek üyeler, eşya taşıdığımız hurçları bir kadın üye aldığında kibar olmak isteyerek ‘sen bırak, ben taşırım’ dediğinde de özellikle müdahale ediyor, hurcu geri kadın üyeye veriyoruz. Çünkü bu yükler tüm üyelerimizin taşıyabileceği ağırlıkta. Zaten mağaracılıkta ilerlerlerse 100 metrelik ip hurçlarını da diğer kadın üyelerimiz gibi taşıdıkları durumlar olacak.

Kısacası bizim için mesele cinsiyet değil, herkesin sorumluluğu üstlenmesi ve dayanıklılığın gelişmesi. Bizce bu yaklaşım kadınları cesaretlendiriyor ve eşit bir ortamda olduklarını hissettiriyor. Böylece baştaki isteksizlik ya da yapamayacağına inanma hali ortadan kalkıyor.

 

Katılmak isteyen ancak kararsız olan bir kadına ne söylemek isterdiniz?

Katılmak isteyen ve kararsız olan bir kadının kararsızlık sebebini sorarım. Daha sonra vereceğim cevap da etkili olacağı için eğer toplumsal stereotipleri kabullenmiş ve bundan çekiniyorsa ona benim de içinde olduğum kadın mağaracıları gösterir ve anlatırım. Kulübümüzde kadınlar yönetimde de mağaracılık alanında da aktif rol oynamakta ve aktif role sahip olmaya devam edecek. HÜMAK herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmadan kendimiz olduğumuz çok güzel bir ortam en azından denemesini tavsiye ederim, zaten sonra kopamıyorsunuz.


Gelecekte HÜMAK’ta kadınların rolünü nasıl görüyorsunuz?

Gelecekte kadın üyelerin, şimdiki kadın üyelerimizi örnek alarak çalışmalara katılımlarını daha da artırmalarını bekliyorum. Kadınlar hem kulübümüzün yönetiminde hem mağara faaliyetlerinde hem eğitimlerde aktif rol almaya şimdiki gibi devam edecek. Şu an kadın döşemeciler yetiştiriyoruz ve onların kendilerini geliştirerek ileride çok daha önemli görevler üstleneceklerini düşünüyorum. Kulübümüz haritalama konusunda ilerledikçe kadın üyelerin de bu alanda aktif olacağını bekliyorum. Ayrıca kurtarma alanlarında da istekli kadın üyelerimiz var; onların da kendilerini geliştireceklerine inanıyorum. Kısacası, gelecekte kadınların HÜMAK’ta her alanda daha görünür ve daha önemli roller üstleneceklerini düşünüyorum.

 
 
 

Recent Posts

See All
Swan’s Heavy Wings: Black or White? ...and both...

Centuries are spent by dilemmas which were presented to society behind a Dualism mask. Yet this dilemmas’ burden was mostly carried around by women, since even the body suffered against the mind for i

 
 
 
Style

Clapping sounds in the background As I put my concealer on The blush will turn me into a cute one Yet the lips are tricky Too easy to categorize Thus must be careful Not too red Not too big Nor small

 
 
 
Feminizm’de Öfkenin Gölgesindeki Acı’ya Yer Açmak

Bu yazı hem kişisel bir sorgu hem de feminist tartışmalarda karşılaştığım sıkça tekrar eden bir eleştiriye tanıklık etmem ile şekillendi. Feminizmin öfke üzerinden varlığını sürdürmesi beklentisi ile

 
 
 

Comments


bottom of page